27 Ağustos 2012 Pazartesi

Soluk Mavi Nokta...

Soluk mavi nokta,dünyanın 6,4milyar km uzaklıktan voyager1 sondası tarafından çekilen fotoğrafıdır.Voyager1 uzay aracı  Nasa tarafından 5 eylül 1977'de uzay boşluğuna fırlatılmıştır ve uzaydaki gök cisimlerinin fotoğrafını çeken 815 kilo ağırlığında insansız hava aracıdır.

Voyager1' in çektiği fotoğrafların birinde dünya, sonsuz uzay boşluğu içinde ufacık,minik bir nokta halinde görünür.


''Carl Sagan'' bu fotoğraftan etkilenerek kitabınında adını  ''soluk mavi nokta'' koymuştur.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde o kadar etkilendim ve farklı duygular yaşadım ki anlatamam,biz neyiz,ne için bu çabalarımız,hırslarımız... Gözümüzde büyüttüğümüz ''dünya'' dışarıdan bakınca ne kadar da küçük,ya biz bir zerrecik bile sayılmayız bu evrende.Göremediğimiz kadar uzaktayız görüyormusunuz? Sonsuz evrenin içinde bir iğne ucuyuz.Sanırım bu ufacık nokta insana o kadar çok  şey anlatıyor ki doğru kelimeleri bulamıyorum.

Şimdi sizi duygularıma birebir tercüman olan ''Carl Sagan''nın bu fotoğrafı yorumlayan videosu ile başbaşa bırakıyorum,izleyin ne demek istediğimi anlayacaksınız.


videonun çevirisi;

Şu noktaya tekrar bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. Tüm neşemizin ve kederimizin toplamı, binlerce birbirini yalanlayan din, ideoloji ve iktisat öğretisi; insanlık tarihi boyunca yaşayan her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve korkak, her medeniyet kurucusu ve yıkıcısı, her kral ve çiftçi, her aşık çift, her anne ve baba, umut dolu çocuk, mucit, kâşif, ahlak hocası, yoz siyasetçi, her süperstar, her "yüce önder", her aziz ve günahkâr onun üzerinde - bir günışığı huzmesinin üzerinde asılı duran o toz zerresinde.

Evrenin sonsuzluğu karşısında dünya çok küçük bir sahne. Bütün o generaller ve imparatorlar tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün, kazandıkları zaferle bir toz tanesinin bir anlık efendisi oldular. O zerrenin bir köşesinde oturanların başka bir köşesinden gelen ve kendilerine benzeyen başkaları tarafından uğradığı bitmez tükenmez eziyetleri düşünün, ne çok yanılgıya düştüler, birbirlerini öldürmek için ne kadar hevesliydiler, birbirlerinden ne kadar çok nefret ediyorlardı.

Böbürlenmelerimiz, kendimize atfettiğimiz önem, evrende ayrıcalıklı bir konumumuz olduğu hakkındaki hezeyanımız, hepsi bu soluk ışık noktası tarafından yıkılıyor. Gezegenimiz, onu saran uzayın karanlığı içinde yalnız bir toz zerresi. Bu muazzam boşluk içindeki kaybolmuşluğumuzda, bizi bizden kurtarmak için yardım etmeye gelecek kimse yok.

Dünya, üzerinde hayat barındırdığını bildiğimiz tek gezegen. En azından yakın gelecekte, gidebileceğimiz başka yer yok. Ziyaret edebiliriz, ama henüz yerleşemeyiz. Beğenin veya beğenmeyin, şu anda Dünya sığınabileceğimiz tek yer.
Gökbilimin mütevazılaştırıcı ve kişilik kazandıran bir deneyim olduğu söylenir. Belki de insanın kibrinin ne kadar aptalca olduğunu bundan daha iyi gösteren bir fotoğraf yoktur. Bence, birbirimize daha iyi davranma sorumluluğumuzu vurguluyor, ve bu mavi noktaya, biricik yuvamıza.

iyi haftalar,sevgiyle kalın...

5 yorum:

  1. o kadar iyi geldi ki bu yazı o video ŞU ANIMA anlatamam , sadece çok teşekkür edebilirim .. çok kişi izlemeli ve biraz nefes almalı diye düşünüyorum !

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim tatlım,insan bu videoyu izleyince o kadir garip oluyor ve farklı düşünüyorki,sanırım her an a iyi gelecek bir video...

    YanıtlaSil
  3. Bazen kafayı yiyesi geliyor insanın!

    YanıtlaSil
  4. Paylaşım için çok teşekkürler!!!

    http://berry-dew.blogspot.com/

    YanıtlaSil

sevda k.